ÖZEL HABER ı Bir zamanlar Şanlıurfa'da genç kızların en büyük hayallerinden biri, çeyiz sandığında bir dikiş makinesine sahip olmaktı. Yıllarca evlerin baş köşesinde yer alan bu makineler, sadece kıyafet dikmedi; ailelerin anılarına, emeklerine ve hayatlarına da tanıklık etti.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte günümüzde yerini elektronik dikiş makinelerine bırakan dikiş makineleri, uzun yıllar Türkiye'de olduğu gibi Şanlıurfa'da da hemen her evin vazgeçilmez eşyaları arasında yer aldı. Özellikle 1960'lı, 70'li ve 80'li yıllarda evlenen genç kızların çeyiz listelerinin ilk sıralarında bulunan dikiş makineleri, hem aile ekonomisine katkı sağladı hem de ev bütçesinin en önemli yardımcılarından biri oldu.
_1784548912.jpg)
BİR MAKİNEDEN ÇOK DAHA FAZLASI
Ayak pedallı siyah gövdesi, altın sarısı işlemeleri ve ahşap dolabıyla hafızalara kazınan dikiş makineleri, birçok evde salonun en değerli köşesinde bulunurdu. Kullanılmadığı zaman üzeri dantel örtülerle kapatılan makineler, aynı zamanda sehpa olarak da değerlendirilirdi.
Anneler çocuklarının okul önlüklerini, bayramlık kıyafetlerini ve günlük giysilerini bu makinelerde dikerken; perdelerden yastık kılıflarına, masa örtülerinden çeyizlik işlemelere kadar sayısız ürün yine dikiş makinelerinin başında hazırlanırdı.
Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesine bağlı Kurtuluş Mahallesi Büyükyol Caddesinde sadece dikiş makinesi tamirciliği yapan İmam Bakır Geçgel, 14 yaşındayken babasının yanında başladığı mesleği yaklaşık 30 yıldır sürdürüyor.
Gazeteipekyol.com'a konuşan Geçgel, bir dönem dikiş makinelerinin her evin vazgeçilmezi olduğunu belirterek, "Eskiden evlenecek bir genç kızın çeyizi Singer dikiş makineleri olmadan tamamlanmış sayılmazdı. Anneler çocuklarının okul önlüklerini, kadınlar kendi elbiselerini, perdelerini, yorgan yüzlerini bu makinelerle hazırlıyordu. Sadece bir dikiş makinesi değildi; evin en değerli eşyalarından biriydi." İfadelerini kullandı.
_1784548919.jpg)
GEÇGEL: HER GENÇ KIZIN RÜYASIYDI
Eskiden evlenecek bir genç kızın çeyizinin dikiş makinesi olmadan tamamlanmış sayılmadığını belirten Geçhel,
“Bir dönem evlilik hazırlığı yapan genç kızlar için Singer sahibi olmak büyük bir mutluluk demekti. Dikiş makinesi, çeyiz sandığının en değerli parçalarından biri olarak görülüyor, hatta birçok aile kızına düğün hediyesi olarak Singer alıyordu. Bu makineler yalnızca bir ev eşyası değil, aynı zamanda üretmenin, tasarruf etmenin ve el emeğinin sembolüydü. Her genç kızın rüyasıydı bu makineler. Mahallelerde kadınlar birbirlerinin evine giderek birlikte dikiş diker, kalıplar çıkarır ve yeni modeller hazırlardı. Dikiş makinesi birçok kadın için sadece bir hobi değil, aynı zamanda gelir kaynağıydı. Evlerde dikilen elbiseler, okul formaları, perde ve nevresimler aile ekonomisine önemli katkı sağladı. Bazı kadınlar yıllarca bu makineler sayesinde çocuklarını okuttu, ev bütçesine destek verdi. Bir genç kızın çeyizinde Singer varsa o çeyiz tamamlanmış sayılırdı. Kadınlar bu makinelerle hem evlerinin ihtiyaçlarını karşılıyor hem gelir elde ediyordu. Bu makineler sadece bir eşya değil, içinde yılların emeğini ve hatırasını taşıyan bir miras." dedi.
_1784548969.jpg)
“TEKNOLOJİNİN GELİŞMESİYLE BİRLİKTE DİKİŞ MAKİNELERİNE OLAN İLGİ AZALDI”
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte elektronik dikiş makinelerinin yaygınlaştığını belirten Geçgel, buna rağmen eski Singer dikiş makinelerine olan ilginin tamamen sona ermediğini belirterek,
"Bugün bile 50-60 yıllık Singer dikiş makinelerini tamir için getiren müşterilerimiz oluyor. O dönem üretilen makineler oldukça sağlam ve kaliteli olduğu için hâlâ ilk günkü performansıyla çalışanları var. Bazı vatandaşlarımız bu makineleri aktif olarak kullanmaya devam ederken, bazıları ise anne ve anneannelerinden kalan bir hatıra olarak evlerinin en güzel köşesinde saklıyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dikiş makinelerine olan ilgi azalsa da eski makinelerin dayanıklılığı ve manevi değeri bambaşka. Bu yüzden yıllar geçse de insanlar bu makinelerden vazgeçemiyor." İfadelerine yer verdi.
_1784548976.jpg)

0 Yorum